GÖZÜ GÖRMEYENDEN ÖZÜ GÖRMEYENLERE...
18 Şubat 2012 Cumartesi

Sevgili Milletime Aşık Veysel’den bir ders. ( 1894-1973)

Yedi yaşında gözlerini çiçek hastalığından kaybeden  Aşık Veysel,  o günden sonra dünya’ya  gönül gözüyle  bakmaya başlamış , insan ve doğa merkezli ezgileriyle  kainatı kucaklamıştır.

 
Atatürk öldüğünde Veysel 44 yaşındaydı. Ne  eğitimine katılabildi,  ne de,   O’nun dahiliğinin ülkesine kazandırdıklarını  yaşayabildi.

Atamızın ölümünün  Veysel üzerinde yaratmış olduğu derin hüzün, Veysel’in aşağıdaki muhteşem sözlerini    içeren ve müzik dünyasında  sesi  yayınlanan  ağıtı Atamızın kabrine bir çiçek olarak bırakılmıştır.

 Bu ağıtın,   anlatmak istediklerini  o günkü  şartlarda düşünebilmemiz;  bugünün   kalıplaşmış , programlanmış ve donmak üzere olan  hafızalarının  kapsamı dışındadır diye düşünüyorum.

Bu şiir Atatürk ve ülke sevgisiyle dolu muhteşem bir ağıttır.  Bu ağıtın müziğini  internetten indireceğiniz gibi, CD olarak da temin edebiliriz.

Bizim   yaştakiler  Atatürk' ü  anma günlerinde, 10 Kasımlarda, radyolardan bu ağıtı büyük bir heyecanla dinlerdik. Sözlerini ezberlemiştik. Tekrar edilmeyen her şeyin  unutulduğu gibi,   her satırı ile Cumhuriyetin temellerindeki sağlam harçları birer birer zihnimize çakan bu haykırış da unutuldu.….

 

Şimdi diyeceksiniz ki, bugün  nereden  icap etti,    bu ağıtla  yurdumun güzel  insanını uyandırmak için sarsmak  duygusu…

 Aşağıda sizlerle paylaşacağım iki sebep bu yazıyı yazmama beni adeta mecbur etti:

Birinci ve  önemli sebep şu: 

Bu ağıtı  Aşık Veysel’in  sesinden dinleyen eşi Türk , kendisi Fransız asıllı bir hanımduygularını Ankara’da yaşayan bir dostumla paylaşıyor. Dostum da duyduğu heyecanı aşağıdaki mektubu ile benimle paylaşmak istiyor ve bana diyor ki;

  

''Sevgili Dostlar;

Bu ileti Amerika'dan geldi.Fransız asıllı ve bir Türk ile evli bir Atatürk hayranı bayan diyor ki;.

“ Neden 10 Kasımlarda Aşık Veysel'in bu güzel ağıtını bize dinletmezler?

Bizler, bizlerin seçtiği siyasiler, hepimiz o büyük insana ihanet ettik ve şimdi ceremesini çekiyoruz.

Gözleri görmeyen bir usta, kendi iç dünyasındaki tahayyülü ile yanıyor,yakarıyor.

Biz ise 19 Mayıs törenlerini, okulda haykırarak söylediğimiz and'ımızı tartışıyoruz.

Allah bizi affetsin.,,

 

Kimden: Fernande & Dave wachenfeld

Wet eyes at the end  of this as you can imagine...( Bunun sonunda yaşlı gözleri düşünün)

 

AĞITIN TAMAMI 

Ağlayalım  Atatürk'e
Bütün dünya kan ağladı
Başboğa olmuştu mülke
Geldi ecel can ağladı

Şüphesiz bu dünya fani
Tanrı'nın aslanı hani
İnsi cinsi cem'i mahluk
Hepisi birden ağladı

Doğu batı cenup şimal
Aman tanrım bu nasıl hal
Atatürk'e erdi zeval
Yas çekip nevsen ağladı

İskender-i Zulkarneyn
Çalışmadı bunca leğin
Her millet Atatürk deyi
Cemiyet-i akvam ağladı

Atatürk'ün eserleri
Söylenecek bundan geri
Bütün dünyanın her yeri
Ah çekti vatan ağladı

Fabrikalar icad etti
Atalığın ispat etti
Varlığın Türk'e terk etti
Döndü çark devran ağladı

Bu ne kuvvet bu ne kudret
Varıdı bunda bir hikmet
Bütün Türkler İnönü İsmet
Gözlerinden kan ağladı

Tren hattı tayyareler
Türkler giydi hep kareler
Semerkand'ı Buhara'lar
İşitti her yan ağladı

Siz sağ olun Türk gençleri
Çalışanlar kalmaz geri
Mareşal Fevzi'nin askerleri
Ordular teğmen ağladı

Zannetme ağlayan gülmez
Aslan yatağı boş kalmaz
Yalınız gidenler gelmez
Felek-el mevt'in elinden
Her gelen insan ağladı

Uzatma Veysel bu sözü
Dayanmaz herkesin özü
Koruyalım yurdumuzu
Dost değil düşman ağladı .

 

Bu sözlerin  müziğini Veysel’in sesinden dinlediğimde , her dinlediğimde olduğu gibi ben de göz yaşlarımı tutamadım.

 

Bu ağıtı  bugünkü yazımın konusu yapmamın güncel nedeni ise ; ağıtın bir kıtasını Türk Gençliğine  hitabına ayırmasından kaynaklanmıştır.  İki gözü görmeyen Veysel sanki hepimizin yakasından tutarak  Cumhuriyet döneminin şartlarını ve yaratılanları gönül gözünün gördükleriyle .  inkarcıların ve cahillerin bakan  gözlerine  soktuğu için bu yazının kapsamını çok güncel buluyorum ve  bu ağıtı bağıra bağıra söylemek istiyorum.

Umarım gençlerimiz bu yazıyı, Veysel’in sözlerini ve ağıtını okur ve ağıtın müziğini dinlerler.

Dilerim her biri birbirinden değerli musiki derneklerimiz, bir gün bu ağıtı güzel yorumları ile bizimle paylaşırlar.

Büyük Atatürk’ün tarihe mal olan eserlerini  inkar edenler ve yok sayanlar Veysel’in gözlerinden  korkanlardır.

Ruhun şad olsun büyük insan Aşık Veysel…


Hoşca kalın

Remzi Şener

 

Yazılım ve Tasarım: Sake İnternet Teknolojileri