

2012 YILINDAN UMUTLU OLMAK İÇİN..!
Yılları eski ve yeni yıl diye ayırırken;
Eski yıldan söz ederken ; geçmiş olan bir zaman sürecindeki gerçekleşmiş hayalleri, elde edilen mutlulukları, kaybedilen umutları anmaya ve anlatmaya çalışırız. Eski yılın gerçekleşmemiş sayfalarını atmayız, umutlarımız tekrar yeşersin diye yeni yılın başına ekleriz.
Yeni yıl ise, adı üstünde, yeni bir sayfa gibidir.
Bunun üzerine, geçmişten içimizde uhde kalan isteklerimizin tekrar canlandırılması, umutlarımızı, hedeflerimizi, beklentilerimizİ, hırslarımızı, özetle kendimizi yeniden şekillendirecek düşüncelerimizi yazarız.
Almış olduğumuz eğitim, toplumda durmakta olan yer ve şahsi yapımızdaki duyarlılıklarımız, yeni yılda, yukarıdaki bireysel beklentilerimize, ayrıca toplumsal hedeflerimizin de eklenmesine bizi zorlar.
İşte bu kritik aşama, bizi toplumda ayrı bir yere oturtmaya başlar. Topluma hizmet aşkı, hem tanrı katında, hem de, sosyal alanda bize daha onurlu, daha güvenli, bir alan açmaya başlar. Bu alan bizi, insanla, toplumla, devletle ve hatta hayvanla birlikte düşünme,davranma, fayda üretme ve mütevazı olma erdemlerini kazandırır.
Bu hedeflere varma duygusu sizde hoş bir etki bıraktı ise, arkadan bunun heyecanı ve iradesi gelecektir. Bu aşamada siz artık bir toplum insanı olma yolundasınız demektir.
Dünyadaki bu aydınlık yolun ulaştığı mutluluk mekanı ise, Sivil Toplum Kuruluşlarında görev almaktan geçmektedir..
Bu yola baş koyarak; iyi insan, iyi vatandaş, aklını, varlığını ve insanlığını paylaşabilen, üreten, yaratan, yarattıkça coşan, yaptıklarından gururlanan, gururlandıkça en üst kademeye yani, tevazünün zirvesine çıkan bir insan olabiliriz.
Bu değerlendirmeden sonra yaşamakta olduğumuz ve yaşamaktan mutluluk duyduğumuz çevremize – Çayyolumuza bir bakalım. Acaba yukarıda çizilen mutluluk yolunun neresindeyiz.
Burada tarif etmek istediğimiz mutluluk yuvası, kapıları herkese açık olan SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİDİR.
Yeni yıla giriyorken şu ihtimalleri gözden geçirelim..
*Siz bugüne bu mutlu yuvaların içinden geliyor olabilirsiniz
*Siz bu mutlu yuvaların birer neferi olmayı bu yıl düşünmüş olabilirsiniz,
*Siz bu dost sohbetinden sonra, heyecanımıza çeşitli özelliklerinizle katılabilirsiniz.
Topluma, insanlığa faydalı olmanın ne bir takvimi ne de bir şartı vardır. Bu hissin itici gücü ise sorumluluk duygusudur.
Sevgili dostlar, sadece şuna inanmak yeter:
Sivil Toplum örgütlerine sen üye olmazsan, ben üye olmazsam, O üye olmazsa:
*Sevinçlerimizin süsü olacak kahkahalarımızı nasıl gök gürültüsüne çevirebileceğiz,
*Kederlerimizin şiddetini hangi güçle paylaşacağız, azaltacağız, kederlerimizi mutluluğa çevireceğiz.
*Uğradığımız haksızlıklara nasıl baş kaldıracağız,
*Düşüncelerimizi nasıl parlatacağız, keskinleştireceğiz,
*Çocuklarımızın istikbali için uygar ve aydınlık yarınları nasıl gerçekleştireceğiz,
*Bizi insan yapan Kültürümüzü, nasıl çeşitlendirip, ona sahip çıkacağız.
*Atalarımızın yadigarı değerlere uzanacak bilekleri hangi güçle bükeceğiz.
Bu isteklerimizi Yeni yılın beyaz sayfasına koyabilmemiz için , Çayyolunda mevcut olan 27 Sivil toplum örgütlerimize ilave dernekler kuralım, veya mevcutlara üye olalım, onların dışarıdan seyircisi değil, onların taşıyanı, büyüteni olalım.
Temel Hak ve Özgürlüklere karşı açık ve yakın bir tehlike söz konusu ise; meşru ve demokratik zeminlerde , şiddet kullanmadan, barışçı protesto eylemleri yoluyla, zorbalığa ve
baskıya karşı direnme hakkını kullanmak , herkesin ve hepimizin sorumluluğudur. Bu sorumluluğu kullanırken en güçlü olabileceğimiz durum ise, yasalarımızın bizden istediği toplumsal iradenin çoğalarak güçlenmesinden korkmamaktır..
Sivil toplum kuruluşlarında görev almak ülkemizi düşünmektir, çocuğumuzu düşünmektir, refahımızı, güvenliğimizi, sevgiyi , saygıyı özetle İNSAN OLMAYI DÜŞÜNMEKTİR.
2012 YILINDA, ÇAYYOLUNDA, HER EVDE EN AZ ÜÇ SİVİL TOPLUM ÖRGÜTÜNÜN ÜYELİK KARTI OLMALIDIR.
Bu umutlarımızı gelecek yıl takviminde “ gerçekleşen kararlar” satırlarında görmek umuduyla.
Saygılarımla
Remzi Şener